Atabetül Hakayık Kime Sunuldu?

Atabetül Hakayık Kime Sunuldu?

Modern vakitte ilk bilindiğinde “Hibetü’l-Hakayık” yahut “Aybetü’l-Akayık” olarak, hatalı bir şekilde adlandırılmıştır. Eserde dünyayı, Allah’ı, insanı bilmenin yalnızca ilim aracılığıyla olabileceği anlatılır. Nazım birimi beyit ve dörtlüklerden meydana gelen bu eserini şair, ‘in ’i gibi vezniyle ve Kaşgar Türkçesi ile yazmıştır. Şairin bu eserini nerede ve ne vakit yazdığı mutlak olarak bilinmemektedir. Ancak yaradılıştan kör olan müellifi Edib Ahmed’in Yüknekî nisbesine istinaden Türkistan’da Taşkent seviyesinde, günümüze kadar yeri tam manasıyla belirlenemeyen Yüknek şehrinde yazılmış olabileceği ileri sürülmektedir.

Fuad Köprülü , başka birtakım edebiyatçılarla dilciler biçiminde okumak istemişlerse de Jean Deny ve Reşit Rahmeti Arat’ın (hakikatlerin eşiği) şeklindeki okuyuşları eserin muhtevasına elverişli bulunarak yaygınlaşmıştır. Dinî ve içtimaî ahlâk esaslarını cemiyette yerleştirmek için çok kere âyet ve hadislerle desteklenen fikirler, kolayca anlaşılabilecek tarzda epey yalın bir dil ile söylem edilmiştir. Bu özellikleriyle esere bir öğüt kitabı biçiminde de bakmak mümkün olabilir. Kitapta bulunan âyet ve hadislerle, bu iki anne dinî kaynak İslâmî Türk edebiyatı sahasında bu ölçüde ilk kere kullanılmış ve bunlardan faydalanılmıştır.

Bu tercümeler bunun yanı sıra Kur’ân-ı Kerîm ve hadislerin Türkçe’ye çevrilmesi yolunda atılmış ilk mühim adımlardır. Eser, İslâmî kitap tertibi geleneğine elverişli olarak on beyitlik bir tevhid ile başlar. Daha sonra sırayla beş beyitlik bir na‘t, dört halifenin methi için yazılan beş beyitlik bir manzume, eserin sunulduğu Dâd Sipehsâlâr Beg’i metheden on dört beyitlik bir gazel ve altı beyitlik “sebeb-i te’lîf” manzumesiyle devam eder.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir